|
|
||||||||||
|
![]() |
|||||||||
|
|
||||||||||
|
Ayvalık, antik dönemlerin AİOLİS bölgesinde yer alan bir kent. Bölgede sırasıyla İyon, Lydia, Pers, Helen, Roma ve Doğu Roma (Bizans) dönemlerinin yaşandığı biliniyor. Ayrıca bölgede kurulmuş Nesos, Pordoselene ve Halkis antik kentlerinden de söz edilmekte. Bu antik kentlerin, yine antik dönemde Midilli Şehir Devleti’nin karşısında oluşturulmuş koloni kentler olma olasılığı yüksek. Ayvalık kentinin ne zaman ve nasıl kurulduğuna ilişkin kesin bilgi yok. 1430 – 1440 yılları arasında askeri ihtiyaçlar doğrultusunda kurulduğuna dair bir sav var. Bir diğer görüşe göreyse Ayvalık’ın temelleri 15. yy sonu ile 16. yy başlarında atılmış. Ayvalık’tan (Kydonia) söz eden ilk yazılı kaynaklar, 17. yüzyılın ikinci yarısına uzanıyor. 18. yüzyılın başında, yerleşimde 600 ev bulunmakta; zeytin ve zeytinyağına yönelik üretim yapılmakta. Günümüzde İlk Kurşun adını taşıyan tepenin eteklerinde başlayan ilk yerleşim, zamanla, üç mahalleye dönüşmüş. Aynı dönemde, Cunda-Moshonisi’de de bir yerleşimin varlığından söz edilmekte. 18. yüzyılın ortalarında ise Ayvalık-Kydonia, 1769 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında göç edenlerle birlikte, dört mahallelik bir yerleşim bölgesi halini alıyor. Osmanlı-Rus Savaşı’nın Ayvalık’a etkisi göçlerle sınırlı değil. Osmanlı donanmasının sağ kanat komutanı olan ve savaşta büyük yararlılık gösteren Cezayirli Hasan Paşa, Ayvalık’ın bir özerklik fermanı almasını sağlayan isim aynı zamanda. 1773 yılında Ayvalıklı papaz İkonomos’un çabalarıyla alınan fermana göre, papaz İkonomos’un doğduğu sınırlar içinde Müslüman bulunmayacak, bağımsız bir Rum belediyesi kurulacaktır. Özerklik ile birlikte Ayvalık hızla büyür. Ege sahillerinde, İzmir’den sonra en önemli ticaret ve liman merkezi olur. 17 Mart 1821’de Mora’da, ayrılıkçı Yunan isyanı çıkar. Ayaklanma, Osmanlı egemenliği altındaki Sakız, İstanköy ve Girit adalarına da yayılır. Osmanlı Devleti isyanı bastırır ve Ayvalık’a ait bütün mal varlığına el koyar. Ayaklanmaların bastırılması sırasında kent tamamen yıkılır. Osmanlı Devleti bir süre sonra Ayvalık halkını affeder ve 1830 yılında, buradan giden bütün eski halkına mülkiyet hakkını yeniden tanır; kentin yeniden imarı için de, 1831-1833 yılları arasında vergiden muaf tutar. Yunan ayaklanmasından sonra Ayvalık’tan kaçan yerli halktan geri dönüşler 1850’li yıllara kadar sürer. Ayvalık-Kydonia, Cunda-Moshonisi ve Küçükköy-Yeniçarohori yeniden imar edilir. Bu nedenle, Ayvalık’ta bulunan eski yapıların tarihleri ancak 1840 ve sonrasına aittir. 19. yüzyılın sonlarına doğru Ayvalık eski günlerindeki canlılığı yeniden yakalar. 20. yüzyılın başlarında Ayvalık, on bir mahalleden oluşan, yaklaşık 4.600 haneli bir yerleşimdir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ege sahillerinde ve bazı Batı Anadolu bölgelerinde zorunlu göç (tehcir) yaşanmıştır. Osmanlı yönetimine başkaldırısıyla sabıkalı Ayvalık da bu olaylardan nasibini alır. Ayvalık, Cunda ve Küçükköy’den bir kısım Ortodoks Rum, Balıkesir, Susurluk, Kapsut ve Sındırgılı’ya zorunlu göç ettirilir. Bu kişilerin yerine, Balkanlar’dan göç etmek zorunda kalan Türk aileler yerleştirilir. Mondros Mütarekesi’nden sonra Ayvalık, üç yıldan fazla bir süre Yunan işgali altında kalır. İşgal 15 Eylül 1922’de son bulur. Kurtuluştan sonra, Ayvalık’ın ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını tamamen değiştiren ve yakın tarihimize ‘mübadele’ adıyla yansıyan olaylar yaşanır. Mübadele, Türkiye’de oturan Ortodoks Rumlar’ın Yunanistan’da, Yunanistan’da yaşayan Müslüman Türkler’in ise Türkiye’de, isteğe bağlı olmaksızın, zorunlu iskânıdır. Lozan Barış görüşmelerinde birinci madde olarak ele alınan mübadele, uzun tartışmalardan sonra 30 Ocak 1923 tarihinde taraflarca kabul edilir.
|
||||||||||
|